Hikayemiz Tarihçe Sofra Tanıtım Galeri Konum İletişim
Ecevit Hanı'nın restore edilmiş tarihi konak cephesi, çam ağaçları arasında
Küre · Kastamonu

Tarihin
Konakladığı Han

Küre Dağları'nın eteğinde, geçmişiyle birlikte özenle restore edilmiş tarihi bir konak. Bugün Ecevit Hanı; sofrasıyla, bahçesiyle ve sessizliğiyle konuklarını ağırlıyor.

Keşfedin
Restorasyon Hikayesi

Bir Handan Bugüne

Küre'nin taş ve ahşap dokusunu taşıyan bu konak, yıllar içinde yıpranmış duvarlarıyla sessizce bekledi. Yürütülen kapsamlı bir restorasyon süreciyle özgün taş temelleri, kestane kirişleri ve oyma ahşap doğramaları korunarak yeniden ayağa kaldırıldı.

Bugün Ecevit Hanı, Kastamonu'nun en büyük ve en köklü yapılarından biri olarak; hem bölgenin hafızasını yaşatan hem de konuklarına çağın konforunu sunan bir otel ve restorana dönüştü.

Konum
Küre Dağları eteği
Yapı
Restore edilmiş tarihi konak
Atmosfer
Kış bahçesi restoran & orman havası
Kış bahçesi restoranından Küre Dağları manzarası
Kış bahçesi restorandan Küre Dağları'na bakış
Tarihçe

Yüzyıllık Bir Hikayenin Sayfaları

Kastamonu-İnebolu ticaret yolundaki bir handan, Millî Mücadele'nin sessiz tanığına; Atatürk'ü ağırlayan bir konaktan bugünün restore edilmiş otel ve restoranına — Ecevit Hanı'nın hikayesi, arşiv görselleriyle. Görsellere tıklayarak büyütebilirsiniz.

Kastamonu-İnebolu ticaret yolu ve Ecevit Hanı'nın kuruluşuna dair arşiv panosu
18–19. Yüzyıl

Kuzey-Güney Ticaret Yolunun Konağı

18. yüzyılda gelişen ticaretle önem kazanan Kastamonu-İnebolu güzergâhı, 19. yüzyılda Osmanlı'nın Avrupa ile ilişkilerindeki değişimle daha da canlandı. Vali Sırrı Paşa'nın başlattığı, Vali Abdurrahman Paşa'nın tamamladığı yol çalışmalarıyla güzergâh üzerindeki konaklama noktaları çoğaldı; Küre Ecevit mevkiindeki Ecevit Hanı da bu dönemde, Vali Abdurrahman Paşa tarafından inşa edildi. Güzergâhın önemi, İstanbul bağlantısının deniz yoluyla sağlandığı 1950'lere kadar sürdü.

Ecevit Hanı'nı işleten İsmail Ağa ve Ecevit Çorbası'nın hikayesine dair arşiv panosu
Yüzyıl Başı

Kel İsmail ve Ecevit Çorbası'nın Şöhreti

Hanı işleten İsmail Ağa (Kel İsmail), İstanbul sarayında edindiği görgüyle konuklarına nezih bir hizmet sunuyordu. Onun cana yakın kişiliği ve hanın imza lezzeti Ecevit Çorbası, Atatürk'ten Vehbi Koç'a pek çok konuğu etkiledi; Ecevit'i edebiyatçıların, gazetecilerin ve tüccarların anılarında yer alan bir isim haline getirdi.

Milli Mücadele döneminde İnebolu-Ankara yolunda cephane taşıyan kağnı kollarına dair arşiv panosu
Millî Mücadele

İstiklal Yolunda Karınca Dizileri

İnebolu-Ankara arasındaki 200 kilometrelik hat, Millî Mücadele döneminde cephaneyi Ankara'ya taşıyan kağnı kollarına ev sahipliği yaptı. Görgü tanıklarının aktardığına göre kadınlar, çocuklar ve yaşlılar günlerce süren bu yolculukta seve seve yer aldı; bir nine, cephaneler ıslanmasın diye tek yorganını kağnının üstüne örttü. Ecevit, bu destansı yolculuğun güzergâhındaki önemli bir duraktı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 1925'te Ecevit Hanı'nı ziyaretine dair arşiv panosu
25 Ağustos 1925

Atatürk'ün Konakladığı Han

Şapka ve Kıyafet İnkılabı için Kastamonu'ya gelen Mustafa Kemal Atatürk, İnebolu'ya giderken güzergâhının ana durağı olarak Ecevit'i seçti ve İsmail Ağa'nın hanında konakladı. Küre ve İnebolu heyetlerini burada kabul eden Atatürk, sofrada ilk olarak Ecevit Çorbası'nı tattı ve yanındakilere "Ne iyi ettik bu seyahate çıktık" diyerek memnuniyetini dile getirdi.

Ecevit Hanı'nı anlatan şiirsel bir arşiv panosu, tarihi bina ve dağ manzarası
Bir Hanın Ruhu

Binyılların Buluştuğu Eşik

Küre'nin yeşiline ve bakır rengi patikalarına sırtını dayayan Ecevit, yüzyıllar boyunca yorgun yolculara sıcak bir çorbanın ve sıcak bir ev sahibinin kapısı oldu. Kervanların, İstiklal yolcularının ve nice hikayenin iz bıraktığı bu eşik, bugün de aynı sıcaklıkla konuklarını karşılıyor.

Ecevit Hanı'nın 2006-2007 restorasyonuna dair arşiv panosu
2006–2007 · Günümüz

Tarihe Yeniden Kazandırıldı

Kastamonu Valiliği'nin "İnebolu'dan Ankara'ya Atatürk ve İstiklal Yolu" projesi kapsamında, Millî Mücadele'nin önemli tanık mekânlarından biri olması nedeniyle yeniden inşa edilen Ecevit Hanı'nın yapımına 2006'da başlandı, 2007 sonunda tamamlandı. Güzergâhın yürüyüş, bisiklet ve doğa parkuruna dönüştürülmesiyle han da işlevine kavuştu — bugün Küre'nin doğasını tarihiyle buluşturan bir durak olarak konuklarını ağırlıyor.

Sofra

Bahçeye Açılan
Kahvaltı Sofrası

Doğanın tam kalbinde, şömine başında sıcacık kış bahçesinde, bahçeye ve dağlara bakan masalarda; köy sabahını andıran serpme bir kahvaltı ve Kastamonu'nun yöresel lezzetleri sizi bekliyor.

Hanı Gezin

Kısa Bir
Tanıtım Turu

Restore edilmiş cepheden bahçeye, kış bahçesi restoranından Küre Dağları manzarasına — Ecevit Hanı'nı kısa bir video ile gezin.

  • Restore edilmiş tarihi cephe
  • Kış bahçesi restoranı ve serpme kahvaltı sofrası
  • Geniş bahçe ve oturma alanları
  • Küre Dağları manzarası
Ecevit Hanı bahçesi, oturma grupları ve Küre Dağları
Bahçe & Doğa

Küre Dağları'nın
Serin Gölgesinde

Geniş çim bahçe, gölgelik oturma grupları ve çocuklar için oyun alanıyla Ecevit Hanı'nın bahçesi, şehrin gürültüsünden uzak bir mola noktası.

  • Geniş çim bahçe ve oturma grupları
  • Çocuklar için oyun alanı
  • Çam ormanları ve dağ manzarası
  • Açık hava kahvaltı ve çay keyfi
Kareler

Handan Kareler

Konum & İletişim

Bizi Ziyaret Edin

Kastamonu–İnebolu yolu üzerinde, Küre'nin Uzunöz mevkiinde; şehrin gürültüsünden uzak, doğayla iç içe bir konumdayız.

Adres
Ecevit, Kastamonu İnebolu Yolu,
37900 Uzunöz / Küre / Kastamonu
E-posta
info@ecevithani.com
Rezervasyon

Rezervasyon Talebi Oluşturun

Bilgilerinizi doldurun, talebiniz WhatsApp üzerinden bize doğrudan iletilsin.

Gönder'e bastığınızda WhatsApp üzerinden Ecevit Hanı hattımıza yönlendirileceksiniz.